Bildiklerimiz ve Duyduklarımız Ne Kadar Doğru?
 
Ülkemizde yanlış bilgi maalesef çok hızlı yayılıyor. Doğru bilgiye ise ya itibar edilmiyor yada hiç dikkate alınmıyor. Bunların nedeni ise sorgulamadan ve araştırmadan kulaktan dolma bilgilere kolayca inanıyor olmamız. Bu sayfada sıklıkla karşılaştığımız yanlış bilgi ve uygulamalara örnekler vermeye çalışacağız.
  
1) Masaüstündeki kısayolun yedeklenmesi. Kullanıcı yedekleme işleminin mucizevi bir şekilde birkaç saniye sürdüğünü, bir diskete bir kaç on megabayt bilgi yükleyebildiğini, yedeklediği bilginin çalışır halde olduğunu test ettiğini (kısayol kendi bilgisayarında orijinal dosya yada programı göstermektedir) söylüyorsa nedeni budur. Ülkemizde (akademik çevrelerde bile rastlanıyor) en sık karşılaşılan yedekleme hatası.
  
2) Bir kaç bölüme ayrılan diskin sadece birinci bölümünün kullanılması. Disk bölümlemekte amaç farklı veri bütünlerini ana sınıflara ayırmaktır. Yani işletim sistemi birinci bölümde, kullanıcı verileri ikinci bölümde, yedekler ve sürücüler üçüncü bölümde gibi. Ancak bu olaydan habersiz olan kullanıcı her bilgisini birinci bölümde tutmaktadır. Bu noktada diski bölümleyen kişilere kullanıcıya bölümleme yapısı ve bölüm kullanımı hakkında en azından genel bilgi vermelerini tavsiye ediyoruz.
  
3) Hızlı format ile normal formatın farklı işlemler olduğu konusu. Hızlı format işlemi dosya sistemine ait ana tanım alanlarını sıfırlar. Normal formatlama ise bu işlem sonrasında veri alanını test eder ve bozuk kümler varsa bunları işaretler. Yani sonuç aynıdır. Ard arda bir kaç format atmakla bir format atmak da aynı şeydir. Normal format yada uzun format işlemi disklerde eski duruma ait veri alanını sıfırlamaz ve herhangi bir değişiklik yapmaz. Yani hızlı format işlemi yapılacak veri kurtarma çalışması açısından bir avantaj sağlamadığı gibi uzun format işlemi de bir dezavantaj sağlamamaktadır.
 
4) Dosya sistemi hasarlarında önce disk bölümünün formatlanması sonra otomatik veri kurtarma programı kullanılması. Halbuki bu durumda gerçek veri kaybı formatlama nedeniyle olmaktadır (dosya parçalanmasına bağlı olarak). Çünkü formatlama işlemi klasör ve dosyalara ait erişim bilgilerini kısmen yada tamamen yok etmektedir. Bu durumda özellikle sürekli güncellenen veri tabanı dosyaları ve belgelerin kurtarılabilmesi için çok karmaşık özel çalışmalar yapılması gerekmektedir.
  
5) Diskin içindeki veri plakalarının sökülerek zarfla servisimize gönderilmesi. Maalesef dünyada disklerdeki veri plakalarını marka ve modelden bağımsız genel amaçlı olarak okuyan bir cihaz yok. Böyle bir cihazın yapılabilme ihtimali ise teorik olarak bile çok düşük.
  
6) Doğru otomatik veri kurtarma programını bulamıyorum düşüncesi. Çoğu kişi kullandığı otomatik veri kurtarma programının başarısız olması durumunda farklı program arayışlarına girmektedir. Ancak, başarısızlık olayın mantığı ile ilgilidir. Yani tüm programlar yaklaşık aynı sonucu üretir. Profesyonel veri kurtarma firmaları geliştirmiş oldukları yazılım altyapısını kullanarak çözüm üretmektedirler.
 
7) Veri kaybı olan diskin önce gelişigüzel kurcalanması sonra profesyonel veri kurtarma hizmeti alınmaya çalışılması. Geri dönüşü olmayan veri kayıplarının %70'i veri kaybına neden olan olay nedeniyle değil, olay sonrası yapılan yanlış ve bilinçsiz müdahaleler nedeniyle olmaktadır. Yapılan müdahaleler nedeniyle fiziksel hasarlarda ortam ciddi şekilde tahrip olmakta, mantıksal kayıplarda ise orijinal bilginin üzerine yazılmaktadır.
 
8) SQL veri tabanını kullanan programlarda veri tabanı dosyalarının değil, programın kurulu olduğu klasörün yedeklenmesi. DOS tabanlı programlardan kalma bir alışkanlık. Genellikle program "C:\Program Files\X_Ticari_Muhasebe" klasöründe, veri tabanı ise "C:\Program Files\Microsoft SQL Server\MSSQL\Data\xxx_Data.mdf" ve xxx_Log.ldf yer ve yapısında olmaktadır. Gerçekte yedeklenmesi gereken dosyalar mdf ve ldf dosyalarıdır.
 
9) Otomatik veri kurtarma programları ile sonuç alınamayan durumlarda, elde edilen sonucun ötesinde bir sonuç elde edilemeyeceği düşüncesi. En yaygın yanlışlardan biri de bu düşüncedir. Tamamen konuya yabancı olmaktan ve ard niyetlerden kaynaklanmaktadır. Otomatik veri kurtarma programları sadece bazı veri kaybı türlerinde iyi sonuçlar elde etmektedir. Özellikle sürekli güncellenen dosyalarda ve veri tabanı dosyalarında işe yarar sonuç elde etme ihtimalleri %5'ten azdır. Bu tür durumlarda profesyonel çalışmalarla genellikle sonuç alınmaktadır.
 
10) Uluslararası profesyonel veri kurtarma sertifikasına sahip şirketler, temiz odalar, süper laboratuarlar, özel plaka okuma cihazları (PATAN gibi), yurt dışında eğitim görmüş uzmanlar ... Ne ülkemizde ne de dünyada veri kurtarma konusunda standart belirleyen ve sertifika veren bir kurum yok. Disklerdeki veri plakalarını okuyan genel amaçlı bir cihaz yok. Temiz oda ve benzeri konular abartıldığı şekilde değil. Bu tür konular veri kurtarma işi yapan yada işi yaptığını iddia eden firmaların gerçek dışı reklam ve pazarlama söylemlerinden ibaret.